Bir türkü tutturmuşum Dilimden hiç düşmüyor Elim kolum pranga Beni hiç ürkütmüyor Işıkları söndürdüm Yıldızlar saymak için Karanlık odalardan Gökyüzü gözükmüyor Bir türkü tutturmuşum Dilimden hiç düşmüyor Elim kolum pranga Beni hiç ürkütmüyor Işıkları söndürdüm Yıldızlar saymak için Karanlık odalardan Gökyüzü gözükmüyor Gel konuş bir taşla Yabancılık çekmeden hiç sarıl arkadaşça Üstünde adım yazsa İnan şu toprak olmasa Kalkıp da sarılırdım Özlediklerim beni gömmek için telaşta Zamanlar ve makinelerle aram iyiydi Neden dedim yolculuklar yapılmasın Zamanlarla ara bozuldu makinelerle hala iyi Neden dedim son bir defa sıkılmasın? Neyse şimdi durduk yere sıkılmasın canın Canını sıkmaktansa kafama sıkarım Ah şu duvarlar neler dinledi Darlanıp, yıkıldılar döküldüler neden dinmedi? Yıkılıp dökülenlerden geriye bir ben mi kaldım? Geçer mi peki? geçer mi sancım? Geçer mi sanmam, yeter mi yetmez Tüm gücümle savaşsam teselli etmez Bir türkü tutturmuşum Dilimden hiç düşmüyor Elim kolum pranga Beni hiç ürkütmüyor Işıkları söndürdüm Yıldızlar saymak için Karanlık odalardan Gökyüzü gözükmüyor Bir türkü tutturmuşum Dilimden hiç düşmüyor Elim kolum pranga Beni hiç ürkütmüyor Işıkları söndürdüm Yıldızlar saymak için Karanlık odalardan Gökyüzü gözükmüyor Bir türkü tutturmuşum Dilimden hiç düşmüyor Elim kolum pranga Beni hiç ürkütmüyor Işıkları söndürdüm Yıldızlar saymak için Karanlık odalardan Gökyüzü gözükmüyor